Reyhanlı katliamının firari sanıklarından Mihraç Ural’ın yakalanmasının ardından, davada üç sanığa verilen 53’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, THKP-C/Acilciler örgütünün, Suriyeli muhaliflerin Türkiye’de barınması ve desteklenmesi nedeniyle saldırıyı planladığını belirtti. Katliamda 17 yaşındaki oğlu Oğulcan Tuna’yı kaybeden Ahmet Tuna, “Faillerin tek tek yakalanması ve cezalandırılması yüreğimize su serpti, bizi memnun etti. Ancak acımız hâlâ taze ve hâlâ öfkeliyiz” dedi. Oğlunu Anneler Günü için hediye almaya gittiği sırada kaybeden Fatma Tuna ise “Acımız ilk günkü gibi taze. En ağır cezayı almalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te bomba yüklü iki minibüsün patlatılması sonucu 52 kişi hayatını kaybetti, 156 kişi yaralandı. Saldırıya ilişkin davada, aralarında firari sanıkların da bulunduğu dosyalar ayrılırken, yıllar sonra yakalanan sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel hakkında verilen hükümlerin gerekçesi tamamlandı.
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran’da sonuçlandırdığı yargılamada üç sanığın her birine, devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan bir kez, 52 kişinin öldürülmesi suçundan ise 52 kez olmak üzere toplam 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanık Mohammad Dib Koralı’nın avukatının duruşmaya yaklaşık iki saat kala çekilme dilekçesi sunması nedeniyle hakkındaki karar ertelendi. Mihraç Ural ve Omar Alkhatıp ile Koralı’nın dosyaları da ayrıldı.
Gerekçeli kararda, THKP-C/Acilciler örgütünün tarihçesi, amacı ve faaliyetleri ele alındı. Suriye’deki iç savaş sırasında örgütün, Suriye yönetiminin desteğiyle “Mukaveme Suriyye” adlı silahlı bir birlik kurduğu, rejime bağlı güçlerle birlikte muhaliflere karşı savaştığı ve Suriye istihbarat yetkilileriyle irtibatlı olduğu belirtildi.
Katliamda oğlunu kaybeden aileden açıklama
Katliamda 17 yaşındaki oğlu Oğulcan Tuna’yı kaybeden 11 Mayıs Reyhanlı Şehitler Derneği Başkanı Ahmet Tuna, sanıkların yakalanması ve cezalandırılmasının kendilerini bir ölçüde rahatlattığını söyledi.
Oğlunun dershane çıkışında ikinci patlamada hayatını kaybettiğini belirten Tuna, ilk patlamada sekiz kişinin yaşamını yitirdiğini, en büyük kaybın ikinci patlamada yaşandığını ifade etti. Davayı 13 yıldır takip ettiklerini belirten Tuna, Mihraç Ural’ın yakalanmasının kendilerine teselli verdiğini ancak acılarının ve öfkelerinin sürdüğünü dile getirdi.
Oğlunu Anneler Günü için hediye almaya gittiği sırada kaybettiğini söyleyen Fatma Tuna da acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu belirtti. Fatma Tuna, sanıkların en ağır cezayı almasını istediklerini ifade ederek Mihraç Ural’ın da hak ettiği en ağır cezayla karşı karşıya kalmasını talep etti.
Öte yandan Suriye’de, Ural’ın katliam gerçekleştirdiği belirtilen Banyas ilçesi ile Bayda ve Ras en-Nebi köylerinin sakinleri, Ural’ın yakalanmasının ardından sevinç gösterisi düzenledi.
( ALINTI www.hurriyet.com.tr/gundem/yakinlarini-kaybedenler-yakalanma… )